<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Gizemli Varlıklar</title>
        <description>Gizemli Yerler ve Gizemli Varlıklar</description>
        <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 11:25:33 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Fx15 Nedir? - Fx15 Nasıl Kullanılır?</title>
            <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/fx15-nedir-fx15-nasil-kullanilir_50262471.html</link>
            <guid>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/fx15-nedir-fx15-nasil-kullanilir_50262471.html</guid> 
            <description>Son yıllarda artış g&amp;ouml;steren aşırı kilo alımı ve şişmanlık gibi rahatsızlıklar y&amp;uuml;z&amp;uuml;nden sayısız insan, zayıflamanın bir yolunu arar oldu. Sağlıklı/sağlıksız yapılan diyet programları ile bi'&amp;ccedil;are zayıflamaya &amp;ccedil;alışan insanların imdadına, bitkisel ve doğal bir &amp;uuml;r&amp;uuml;n yetişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://gizemlivarliklar.blogcu.com&quot; title=&quot;Fx15 Nedir&quot;&gt;Fx15 Nedir&lt;/a&gt;; i&amp;ccedil;eriğinde barındırdığı bitkiler sayesinde zayıflamanıza %100'l&amp;uuml;k bir oran ile katkı sağlayacaktır. Bunun yanısıra, i&amp;ccedil;erdiği şifalı bitkiler ile v&amp;uuml;cudunuzdaki toksinlerden sizi arındırır ve bu sayede daha sağlıklı bir g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;me kavuşursunuz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href=&quot;http://gizemlivarliklar.blogcu.com&quot; title=&quot;Fx15 Nasıl Kullanılır&quot;&gt;Fx15 Nasıl Kullanılır&lt;/a&gt; ?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;Ouml;ncelikle her sabah kahvaltıdan 15 - 20 dakika &amp;ouml;nce bir adet &lt;i&gt;Fx15&lt;/i&gt; kaps&amp;uuml;l&amp;uuml; alınır. Daha sonra sağlam bir kahvaltı ile g&amp;uuml;n boyu bu kaps&amp;uuml;l ile tokluk hissi yaşacaksınız. İşte işin p&amp;uuml;kf noktası da burada. Doyurucu bir kahvaltı sayesinde, g&amp;uuml;n boyu hem tok duruyorsunuz hemde metabolizmanızı bu sisteme alıştırıyorsunuz. Fakat kahvaltı yapmazsanız, &amp;uuml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;n yan etkilerine ister istemez maruz kalırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yan Etkiler ile ilgili bilgileri bir sonraki yazımızda paylaşacağız... ( &lt;a href=&quot;http://gizemlivarliklar.blogcu.com/fx15-nedir-fx15-nasil-kullanilir_50262471.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2009 23:45:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sasquatch - Kocaayak - Karadam - Yeti</title>
            <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/sasquatch-kocaayak-karadam-yeti_17919251.html</link>
            <guid>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/sasquatch-kocaayak-karadam-yeti_17919251.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İğrenç Karadam, Büyükayak veya yeti diyerek geçelim; tüm bu isimler büyük, kıllı, yarı-insan yarı-hayvan bir yaratığa verilmiştir. Herzaman aynı görünüm ile tarif edilmesine rağmen, dünyanın farklı bölgelerinde farklı isimler almış olması ilginçtir. Sasquatch pek çok kez görülmüştür hatta bu maymuna benzer yaratığı ele alan ünlü filmler (bulanık da olsa) bile vardır.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sasquatch'ı gördüğünü idiia eden pek çok kişi onu 1.60-3.00 m boylarında ve 225-360 kg ağırlığında bir yaratık olarak tarif etmektedir. Sizi bilmem ama boy ve ağırlığındaki farklar kesinlikle spesifik değil; buna karşılık, tıpkı Nessie'de olduğu gibi Sasquatch'ın da pek çok görülmüş olduğu gerçeğini gözardı edemeyiz. Tek fark Sasquatch'ın birkaç kıtada ortaya çıkmış olması, Nessie'nin ise çoğunlukla İskoçya'daki Loch Ness gölü civarında yerleşmiş olmasıdır. Ancak Nessie gibi Büyükayağın popülaritesi de zaman zaman artıp azalmaktadır. Birkaç yılda bir onun göründüğü haberleri ile heycanlanıyoruz, sonra bir nedenden ötürü aklımızdan çıkıyor.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;</description>
            <pubDate>Wed, 04 Jun 2008 15:48:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Loch Ness Canavarı - Nessie - Tulpa - Loch Ness Gölü</title>
            <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/loch-ness-canavari-nessie-tulpa-loch-ness-golu_17272991.html</link>
            <guid>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/loch-ness-canavari-nessie-tulpa-loch-ness-golu_17272991.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir tulpa olan Loch Ness canavarı veya İrlanda ve İskoçya'daki adıyla &quot;Nessie&quot;dir. Bu canavar hakkında ilginç bir hikaye vardır; Altıncı yüzyılın ortalarında Aziz Columba canavarı gördü. Onun anlattıklarından sonra hikaye yayıldı ve makaleler yazıldı ve tarihöncesi bir dinozora benzeyen, kafası suyun dışına çıkmış bir hayvanı gösteren ünlü resim ortaya çıktı (bunun uydurmaca olduğu sonradan kanıtlanmıştır).&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;</description>
            <pubDate>Wed, 28 May 2008 17:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Tulpa - Şeytan - İblis - Ruh</title>
            <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/tulpa-seytan-iblis-ruh_17183151.html</link>
            <guid>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/tulpa-seytan-iblis-ruh_17183151.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yazar ve kaşif Alexandra David-Neel Tibet'de yolculuk yaparken incelediği pek çok bilinen ancak mistik tekniklerden biri tulpa yaratımıydı. Body, Mind &amp;amp; Spirit: A Dictionary of New Age Ideas, People, Places and Terms (Beden, Zihin ve Ruh: Yeni&amp;nbsp; Çağ Fikirleri, İnsanlar, Yerler ve Terimler Sözlüğü) adlı eserlerinde Eileen Campbell ve J.H.Brennan şöyle diyordu:&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Geleneksel Tibet doktrinlerine göre tulpa bir romancının yarattığı&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;hayali karakterler gibi, düşlem sonucunda yaratılan bir varlıktır.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Tek fark tulpaların kaleme alınmamasıdır. [Alexandra] David-Neel&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; bu konsepte o kadar ilgi duydu ki, kendisi bir tulpa yaratmaya karar verdi.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Buradaki yöntem esasen yoğun konsantrasyon ve görselleştirmeydi. David-Neel'in tulpası Friar Tuck'a (Keşiş Tuck) benzeyen şişman, ufak tefek, iyi huylu bir papazdı. Başlangıçta bu imge tamamen özneldi ancak pratik yaparak David-Neel giderek tulpayı görselleştirmeyi başardı; tıpkı gerçek dünyaya gelen düş ürünü bir hayalet gibi.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 27 May 2008 15:48:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kayıp Kıta Lemuria - Kristal Piramit</title>
            <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/kayip-kita-lemuria-kristal-piramit_17118831.html</link>
            <guid>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/kayip-kita-lemuria-kristal-piramit_17118831.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Atlantis'in spiritüel açıdan karşıtı olmasına rağmen, Pasifik Okyanusunda Atlantis ile aşağı yukarı aynı zamanlarda bulunan Lemuria kıtası unutulmuş gibi görünüyor. Lemurialılar materyalizmin bir sonu olmadığına inanıyorlardı ve iyileştirme, sanant, müzik ve spiritüaliteye daha fazla önem verdiler.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;</description>
            <pubDate>Mon, 26 May 2008 20:13:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kayıp Kıta Atlantis - Kristal Piramit</title>
            <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/kayip-kita-atlantis-kristal-piramit_16906521.html</link>
            <guid>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/kayip-kita-atlantis-kristal-piramit_16906521.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bir Kaynakta; Plato'nun diyaloglarından ikisinin (Timaeus ve Critias) Atlantis'e spesifik olarak gönderme yapan mevcut yegane yazılı kayıtlar olduğunu belirtmektedir. Diyaloglar Sokrates, Hermocrates, Timaeus ve Critias arasındaki konuşmalardır ve konuşmalarda Timaeus ve Critias Sokrates'e bildikleri bu toplumu anlatmaktadır. Bu, Santorini'nin (Yunanlı olmasından hareketle) aslında Atlantis'in bir parçası olduğunu iddiasını elbette geçerli kılmaktadır.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Diyaloglar eski Atinalılar ve Atlantisliler arasında Platon'un zamanından 9000 yıl önce bir çatışma olduğunu anlatmaktadır; dolayısıyla Atlantis bir yana, o günlerde herhangi bir şey hakkında yazılanların günümüze ulaşamaması anlaşılırdır. Aristo'nun kendi zamanında yazmış olduğu bazı eserler bugüne ulaşmıştır ancak bu büyük ustaların yazıklarının tam metinleri elimizde bulunmamaktadır. Francine o zamanlar yazılanların büyük kısmının İskenderiye kütüphanesi yangınında tahrip olduğunu ancak onun bile sınırlı olduğunu ve büyük ölçüde o günlerdeki sözlü geleneğe dayandığını söylüyor.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;</description>
            <pubDate>Fri, 23 May 2008 20:24:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bermuda Şeytan Üçgeni - Şeytan Denizi</title>
            <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/bermuda-seytan-ucgeni-seytan-denizi_16654251.html</link>
            <guid>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/bermuda-seytan-ucgeni-seytan-denizi_16654251.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Uzun yıllar boyunca çok fazla spekülasyon konusu olan bölge Miami'den Bermuda'ya ve Atlantik Okyanusu'ndaki San Juan, Porto Riko'ya kadar uzanmaktadır. Bu bölgenin piramide benzer bir şekli olduğunu fark etmek gariptir ve bu bölgeler dünyanın diğer noktalarına bağlanan ve tuhaf, açıklanamayan bir fenomen oluşturan bir ızgara plana oturmaktadır.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;&lt;STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Francine Meksika'dan Mısır'a ve Peru'dan Çin Denizi'ne kadar uzanan bölgede, ekvatorun iki tarafında yüksek düzeyde elektromanyetik alanları (toplam 12 alan vardır) içeren bir ızgara oluşturmak üzere birbirine bağlanan girdap noktaları olduğunu ve bunların sadece bu 12 bölgede değil, aynı zamanda onları birbirine bağlayan hatlar üzerinde de garip olayların ortaya çıkmasına yol açtığını söylüyor. Francine bu hatların ilk uzaylı ziyaretçilerin yolculuk yapmasını kolaylaştırdığını ve gezegenin yüzeyinde bir yerden diğerine hızla geçerken bilgi almak için bir çeşit radyo veya transmisyon ağı olduğunu ifade ediyor. Bu, bizim şu anda kullanmakta olduğumuz uydu sistemine benziyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.resimupload.org/&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG alt=Resimupload.org src=&quot;http://www.resimupload.org/files/5ts5428srmwecw2tx6il.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu konu hakkında gene ünlü medyum Sylvia Browne'nun küçüklüğündeki yaşadıkları izlenimlerinden bahsedelim;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &quot;Bermuda Üçgeni'ni ilk kez 12 yaşındayken duydum ve hiçbir zaman unutmayacağım. Evimizdeki 10 inçlik Emerson marka TV'de .. ( &lt;a href=&quot;http://gizemlivarliklar.blogcu.com/bermuda-seytan-ucgeni-seytan-denizi_16654251.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 20 May 2008 22:18:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Şangri-La - Şambala - Kayıp Cennet - Gizli Krallık</title>
            <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/sangri-la-sambala-kayip-cennet-gizli-krallik_16345421.html</link>
            <guid>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/sangri-la-sambala-kayip-cennet-gizli-krallik_16345421.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;James Hilton'un Lost Horizon (Kayıp Cennet) adlı kitabında ilk kez ünlenmesinden bu yana, Şangri-La pek çok kişinin hayal güçlerini kamçılamıştır. Bunun nedeni insanların neşe ve barışın olduğu, kimsenin yaşlanmadığı ve herkesin uyum içinde yaşadığı böyle bir yerin dünya üzerinde olmasını gerçekten istemeleri olabilir. Bunun Öteki Dünya'ya duyulan özleme benzediğini düşünüyorum.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şangri-La'nın Tibet yakınlarındaki Himalaya dağlarında bir yerde bulunduğu tahmin edilmektedir. (Francine Himalayaların merkezinde lotus şeklinde bir şehir olduğunu ve orada dış uzaydan gelenlerin yaşadıklarını söylüyor. Bunlar Çin'deki dağlarda bulunan taş disklerin ve kristal kafataslarının Dropa'sı olabilir mi?) Bu gizemli yere Tibet yerlileri tarafından Şambala adı da verilmektedir. David Wallechinsky tarafından kaleme alınan The People's Almanac # 3'deki bir makaleye göre burası insanoğlunun evrimine kılavuzluk eden mükemmel ve yarımükemmel insanların yaşadıkları &quot;Gizli Krallık&quot; olarak bilinmektedir.&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.resimupload.org/&quot;&gt;&lt;IMG alt=Resimupload.org src=&quot;http://www.resimupload.org/files/2g4kfsmhw1jz8qxgxsqt.gif&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şangri-La'nın dış dünyadan Tibetlilerin &quot;kar bekçileri&quot; olarak adlandırdığı psişik bariyerler ile korunduğu düşünülüyor. 1900'lerin başlarında bir ingiliz binbaşı Himalayalar'da kamp yapıyordu ve uzun sarı saçlı, çok uzun boylu, üzerinde hafif giysiler olan bir adam gördü; ada.. ( &lt;a href=&quot;http://gizemlivarliklar.blogcu.com/sangri-la-sambala-kayip-cennet-gizli-krallik_16345421.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 17 May 2008 17:43:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Paskalya Adası - Moailer - Polinezyalılar</title>
            <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/paskalya-adasi-moailer-polinezyalilar_16231151.html</link>
            <guid>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/paskalya-adasi-moailer-polinezyalilar_16231151.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Paskalya adası herzaman bu gezegen üzerindeki en gizemli yerlerden biri olarak kabul edilmiştir. Güney Pasifik'te Şili ve Tahiti'den (en yakın yerleşim merkezleri) yaklaşık 2000 mil uzakta bulunan bu ada ulaşılması kolay bir yer değildir. Adayı keşfeden ilk avrupalı Hollanda'lı bir amiral olan Jakob Roggeveen'di; Roggeveen adayı 1722 yılının Paskalya döneminde keşfetti ve adaya bu ismi verildi. Arkeologlar Polinezyalıların adayı M.S. 400 yılında keşfettikleri konusunda kanıtlar olduğunu söylüyorlar ve bilimadamlarının çoğu bu görüşe katılıyor olsada, bazıları gerçekte adaya ilk yerleşenlerin Güney Amerika halkı olduğunu düşünüyor. Kon-Tiki'nin yazarı olan Thor Heyerdahl adadaki heykellerin (moai olarak bilinir) Peru'daki taş işçiliği ile olan benzerliği nedeniyle adaya ilk yerleşenlerin Peru'lu oldukları teorisini ileri sürdü. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Adadaki moailerin büyüklüğü birkaç ton ağırlık ve 12 m uzunluktan yaklaşık 220 m uzunluk ve 150-165 ton ağırlığa kadar değişiyor. Bugüne kadar bilimadamları adada bu tip 887 heykel olduğunu saptadılar; heykellerin ortalama ağırlıkları 13 ton ve ortalama boyları 39 m'ydi. 887 heykelden sadece 288'i şu anda bulundukları yerde durmaktadır; diğerleri ya taş ocağında ya da taşınma sırasında adaya saçılmış halde bulunmaktadır. &lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp; &lt;A href=&quot;http://www.resimupload.org/&quot;&gt;&lt;IMG alt=Resimupload.org src=&quot;http://www.resimupload.org/files/3c0uv30l3x167kvjf8cq.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;n.. ( &lt;a href=&quot;http://gizemlivarliklar.blogcu.com/paskalya-adasi-moailer-polinezyalilar_16231151.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 16 May 2008 13:52:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Stonehenge - Taş Çember - Salisbury</title>
            <link>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/stonehenge-tas-cember-salisbury_15802931.html</link>
            <guid>http://gizemlivarliklar.blogcu.com/stonehenge-tas-cember-salisbury_15802931.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;İngiltere'deki Salisbury düzlüğü'nde eskiden dinsel törenler için kullanılan ve kelt rahiplerden oluşan bir sınıf olan Druidlere atfedilen muazzam büyüklükteki taşlardan oluşan bir çember vardır. Druidlerin bu taş çemberini kullanmış olması mümkünsede, başlangıcı İngiliz Adaları'ndaki Neolitik inasnlara kadar uzanmaktadır. Bazı tarihçiler Stonehenge'nin yaklaşık M.Ö. 3000 yıllarında yapıldığını söylüyor. Bu taş çember defalarca yeniden yapılmasına karşın, aynı genel şeklin korunmasına dikkat edilmiştir. İngiliz Adaları'nda binden fazla taş çember vardır ancak hiçbiri Stonehenge kadar çarpıcı değildir. Keskiyle yontulmuş, düzgünleştirilmiş ve dışarıdan yerel bölgeye taşınmış, dik konumdaki 30 taştan (bunlardan 17'si halen ayaktadır.) oluşan ve kavisli hale getirilerek dik duran taşların üzerine yerleştirilen lento (kiriş) taşlarını içeren ve böylelikle çember şeklinde kapı boşlukları oluşturan tek taş çemberdir.&lt;BR&gt;&lt;IMG height=250 src=&quot;http://www.resimupload.org/files/t8hno7p10bge32p30wtl.jpg&quot; border=0 &lt; img&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şimdide ruhani bir medyum ve teoloji öğrencisi olan Sylvia Browne'un Stonehenge'i ziyaretindeki gözlemlerini anlatacağım;&lt;BR&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 11 May 2008 13:01:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://gizemlivarliklar.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>